Şahıs işletmesi olarak başlayan pek çok girişim, belirli bir büyüklüğe ulaştığında "limited şirkete geçsek mi?" sorusuyla karşılaşır. Karar, çoğu zaman prestij veya çevre tavsiyesiyle veriliyor; oysa net bir hesap konusudur.
Temel fark: vergi yapısı
Şahıs işletmesinde kazanç, artan oranlı gelir vergisi tarifesine tabidir; kazanç yükseldikçe efektif vergi oranınız da yükselir. Limited şirkette ise kazanç kurumlar vergisine tabidir ve oran sabittir. Ancak kârı şirketten kendinize aktardığınızda (kâr dağıtımı) ilave stopaj doğar.
Bu nedenle karşılaştırma yaparken sadece kurumlar vergisi oranına bakmak yanıltıcıdır; kârı şirkette bırakıp bırakmayacağınız belirleyicidir.
Geçişi mantıklı kılan durumlar
- Kazancınız üst vergi dilimlerine oturmuş ve bu seviyenin kalıcı olması bekleniyor.
- Kârın önemli bir bölümünü işletmede tutup yeniden yatırıma yönlendirecekseniz.
- Ortak alacak veya yatırımcıyla çalışacaksanız.
- Kurumsal müşteriler / ihaleler tüzel kişilik şartı arıyorsa.
- Kişisel malvarlığınızı işletme riskinden ayırmak istiyorsanız (sınırlı sorumluluk).
Geçişi erteletmesi gereken durumlar
- Genç girişimci kazanç istisnasından hâlen yararlanıyorsanız — bu hak limited şirkette geçerli değildir.
- Kazancınız dalgalı ve henüz oturmamışsa; limited şirketin sabit işletme maliyetleri (defter, tasdik, kapanış zorluğu) yük olabilir.
- Kârın tamamını her yıl kendinize aktaracaksanız; stopaj sonrası avantaj erimiş olabilir.
Geçiş nasıl yapılır?
İki yol vardır: şahıs işletmesini kapatıp yeni şirket kurmak ya da işletmeyi kurulacak şirkete devir etmek. Devir yolu, belirli şartlar sağlandığında vergisel avantaj sunabilir ancak teknik bir süreçtir; stok, demirbaş ve alacak-borç aktarımının doğru kurgulanması gerekir.
Sonuç
Geçiş kararını vermeden önce, mevcut ve beklenen kazancınız üzerinden iki senaryolu bir vergi karşılaştırması yaptırın. Fark yıllık olarak anlamlı değilse, geçişi aceleye getirmeye gerek yoktur.